Bin binler nasıl şarj oluyor ?

muhendisman

Global Mod
Global Mod
Bin Binler Nasıl Şarj Oluyor?

Sevgili forumdaşlar,

Bugün sizlerle biraz farklı bir hikâye paylaşmak istiyorum. Bu hikâye belki biraz hayal ürünü gibi gelebilir, ama inanın bana, içinde hepimizin kendinden bir parça bulabileceği derinlikler var. Bu yazı, aslında, hepimizin içinde bir yerlerde gizli kalmış sorulara cevap aramak gibi… Hepimizin etrafında dönen, akıp giden hayatlar ve bazen buna nasıl ayak uydurduğumuzu düşünmeden geçip gittiğimiz anlar… Bugün hep birlikte bunun üzerinden giderek belki de bir şeyleri daha iyi anlayacağız. Gelin, bu sefer biraz durup, ne kadar şarj olmamız gerektiğini sorgulayalım, her şeyin ne kadar hızlı gittiğini ve bu hızda nasıl kaybolmadığımızı keşfedelim.

Bir Kadın ve Bir Erkek: Farklı Dünyalar, Aynı Yük

Ela ve Serkan… İki farklı insan, iki farklı bakış açısı, ama bir ortak noktada buluşuyorlar: Hayatın temposuna yetişebilmek. Ela, yoğun iş temposu arasında sabah akşam koştururken, Serkan, ofisteki çözüm odaklı yaklaşımlarıyla her sorunu, her engeli hızla aşmaya çalışıyor. Her ikisi de birbirinden farklı yöntemlerle, ama aslında aynı hedefe yöneliyorlar: Bir şekilde şarj olmak.

Ela, duygusal bir insan. İnsan ilişkilerinde, sevdiklerinin yanında olabilmek, onlara destek olabilmek onun için hayati bir mesele. Çalıştığı yerden geldiğinde, içini dökebileceği, dinlenebileceği bir ortam arıyor. Bazı akşamlar, evde otururken, telefonunda sosyal medyada gezinip, eski arkadaşlarıyla konuşarak, geçmişe özlem duyarak bir tür rahatlama sağlıyor. Onun şarj olma yöntemi, insanların yanında olmak, onları dinlemek ve kendi iç huzurunu bulmak. Yaşadığı her anı, kalbinin derinliklerine işleyerek, bir yandan da kendini keşfetmeye çalışıyor.

Serkan ise daha stratejik bir yaklaşım benimsemiş. Onun şarj olma şekli, dış dünyadan biraz daha izole olmayı gerektiriyor. Uzun bir iş gününün ardından, bir köşeye çekilip, bilgisayarını açıp günün sonunda yapılması gereken şeyleri yazmak, planlar yapmak onun en büyük rahatlama şekli. Ailesiyle vakit geçirmek, ona bir şekilde huzur vermiyor. Belki de o an, kendini yeniden keşfetmek yerine, somut sonuçlarla ilerlemek ve bir şeyleri çözmek istiyor. Onun için şarj olmak, bir tür ‘çözüm üretme’ halini alıyor.

Ela ve Serkan, birbirini tamamlayan insanlar. İkisinin de ihtiyaçları farklı olsa da, hayatın gidişatına uyum sağlamak için şarj olma yöntemleri de birbirinden farklı.

Zamanın Hızı ve Şarj Olma İhtiyacı

Bazen hayat, hızla geçiyor gibi hissediyoruz. Bu hıza ayak uydurabilmek için, bir şekilde yenilenmemiz gerekiyor. Her gün farklı bir soruya çözüm ararken, bazen farkına bile varamıyoruz; bir an gözlerimizi kapatıp derin bir nefes almadığımızda, kendimizi tükenmiş, yorgun hissediyoruz.

Ela bir akşam, iş yerinden sonra biraz daha fazla içini dökmek istediği için arkadaşlarını çağırıyor. Birlikte oturup sohbet ederken, içindeki tüm stresin, yorgunluğun, boğazında biriken kelimelerin kaybolduğunu hissediyor. Kadınlar için, çoğu zaman bir başkasına anlatmak, birinin gözlerinde rahatlamak, büyük bir şarj kaynağı olabilir. Çevresindekilerin anlaması ve onlara anlatması ona güç veriyor.

Serkan ise bir hafta sonu, hafta boyu ertelediği tüm işleri bitirmek için bilgisayarının başına geçiyor. En sevdiği, beynini meşgul eden ve günün sonunda başarıyla tamamladığı işlerin sonuçlarını görmek onu tekrar hayata bağlıyor. Ona göre, her şeyin net ve düzenli olması gerekiyor. Onun şarj olma şekli, işlerin sonuçlarını görmek, geleceğe yönelik çözümler geliştirmek. Sonra, bir süre yalnız kalıp içsel dünyasında yeniden yük topluyor. Kendi başına dinlenmek, ona gerekli enerjiyi sağlıyor.

Şarj Olma Farklıdır, Ama Hepimiz Aynı İhtiyacı Duyarız

İçinde bulunduğumuz dünyada, çoğumuzun aynı anda yüzlerce düşüncesi, problemi, çözmesi gereken işleri oluyor. Birçok insanın en büyük mücadelesi ise bu hızla başa çıkabilmek, bir şekilde enerji bulabilmek. Kadınlar, bir şekilde ilişkilerle, başkalarıyla etkileşimde bulunarak rahatlamayı tercih ederken, erkekler çoğunlukla somut çözümler ve başarılarla rahatlama arıyorlar.

Ama şunu unutmamak gerekir ki; her ikisi de aynı derecede yoruluyor ve şarj olmaya ihtiyaç duyuyor. İnsan olmanın özü, birbirimize duyduğumuz ihtiyaç ve bu ihtiyaçları nasıl karşıladığımızda gizli. Şarj olmak, bazen başkalarıyla geçirdiğimiz birkaç dakika, bazen de yalnız kaldığımız bir saatte olur.

Ela ve Serkan gibi, bizler de bir arada birbirimizi tamamlayarak, şarj olmanın yollarını bulmalıyız. Kimisi birinin yanında, kimisi yalnız kalıp… Ama sonunda hepsi de aynı noktada buluşuyor: Enerji yeniden toparlanmalı, hayatın temposuna yeniden ayak uydurmalı.

Hikayemi sizlerle paylaştım, şimdi merak ediyorum, siz nasıl şarj oluyorsunuz? Hangi yöntemler size iyi geliyor? Birbirimizi daha iyi anlayabilmek için, deneyimlerinizi paylaşmanızı çok isterim.
 
Üst