Hiroşima ve Nagazaki de kaç kişi öldü ?

Bilgin

Global Mod
Global Mod
Hiroşima ve Nagazaki: “Atom Bombası mı? Neredeyse Hemencik!”

Bir zamanlar, uçaktan bindiğimizde "Her an bir şey olabilir!" dediğimizde, aslında uçuş korkusundan mi, yoksa beynimizdeki sinyallerin karmaşasından mı bilmiyorum. Ama bir zamanlar, birkaç pilot ve hükümetin gerçekten büyük bir "her an bir şey olabilir" anlayışını yaşadığını düşünmemiştim. Evet, 1945 yılına gitmek üzere hazırlanın çünkü orada insanlık tarihinin en korkutucu anlarından biri yaşandı: Atom bombasının ilk defa gerçek anlamda kullanılması. Ancak biz bunu daha eğlenceli bir şekilde tartışalım, tabii ki, kimseyi üzmeden.

Hiroşima ve Nagazaki'deki felakete neden olan bu olaylar, şüphesiz ki tarihin en dramatik, trajik ve unutulmaz anlarından biri oldu. Ama gelin biraz eğlenceli bir bakış açısı ile bu olayı ele alalım; çünkü her dramın bir insan boyutu vardır, değil mi?

Hiroşima ve Nagazaki: 1945’te Atom Bombası ve İnsanlık Tarihi

Bunu yazarken, aynı zamanda "Gerçekten bu olayı nasıl hafife alabilirim?" diye kendime soruyorum. Ancak insanın bazen olaya mizahi bir açıdan yaklaşması, duygusal olarak da doğru şeyleri keşfetmesine yardımcı olabilir.

1945'te Japonya'da yaşanan Hiroşima ve Nagazaki felaketleri, dünya tarihine damgasını vurdu. 6 Ağustos’ta Hiroşima, 9 Ağustos’ta ise Nagazaki, atom bombasıyla yerle bir oldu. Hiroşima'da, yaklaşık 70.000-80.000 insanın o anki patlamada hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Birkaç gün içinde bu rakam, ölü sayısının artarak 140.000’i geçtiği belirtiliyor. Nagazaki'deki ölü sayısı ise yaklaşık 70.000 civarındaydı, ancak bu rakam zamanla, radyasyon etkileri ve hastalıklar nedeniyle daha da yükseldi. Bu şok edici olayın, tarihsel ve stratejik boyutları bir yana, insani bir trajedi olarak da ele alınması gerektiği aşikar.

Erkeklerin Çözüm Odaklı ve Stratejik Yaklaşımı: "Peki, Bu Olaydan Ne Öğrendik?"

Erkeklerin, olayları genellikle daha stratejik bir bakış açısıyla değerlendirdiğini kabul edebiliriz. Özellikle Hiroşima ve Nagazaki bombalamaları gibi büyük felaketlerin ardından, bu tür olayları daha çok çözüm odaklı yaklaşımlarla ele almak, savaşın “daha pratik” yanlarını sorgulamak onlar için daha yaygın bir yaklaşım olabilir. Tıpkı benim eski bir arkadaşım Kemal’in, bu konuda yaptığı yorumda olduğu gibi:

"Bu bombaların atılmasından sonra, dünya büyük ölçüde değişti. Buradan bir ders çıkardık ve nükleer silahlarla ilgili daha temkinli davrandık. Bir strateji hatasıydı, ancak büyük bir öfkenin getirdiği bir sonuca yol açtı. Bundan sonra, dünya genelinde daha çok barışa odaklandık."

Kemal'in bakış açısı oldukça yaygın. Erkekler, nükleer silahların varlığına ve Hiroşima, Nagazaki gibi olaylara odaklanarak, bunlardan bir şekilde stratejik dersler çıkarmaya çalışırlar. Nükleer silahların geliştirilen savaş stratejilerine etkisi, büyük bir tehdit oluşturmuş ve soğuk savaş döneminde de bu tehdidin nasıl yönetileceği konusunda kapsamlı düşünceler geliştirilmiştir. Hiroşima ve Nagazaki'nin tarihsel etkileri, birçok devletin nükleer silahlarla ilgili anlaşmalara imza atmasına neden olmuştur.

Ancak, bu tür bir çözüm odaklı yaklaşım, bazen olayların insani boyutunu göz ardı edebilir. Burada, "Acaba gerçekten sadece stratejik ders mi çıkarmalıyız?" sorusu aklıma geliyor. Çünkü bu tür olayların, insanlık adına önemli bir yansıması vardır ve bu durumu sadece soğuk bir strateji ile değerlendirmek, olayın gerçek insani boyutunu göz ardı etmek olabilir.

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Bakış Açısı: "Bir Aileyi Yitiren Bir Kadının Gözünden"

Kadınlar, genellikle olayları daha empatik ve toplumsal etkiler üzerinden ele alma eğilimindedirler. Bu bağlamda, Hiroşima ve Nagazaki felaketlerini, insanlık açısından değil de, bir birey olarak da ele almak önemlidir. Her şeyden önce, Hiroşima ve Nagazaki’de ölen insanların geride bıraktıkları aileleri, sevdikleri ve yaşamaya devam eden toplulukları var.

Bir kadının gözünden, bu bombaların hayatındaki etkisi farklı şekilde düşünülebilir. Örneğin, 1945 sonrası Nagazaki’de yaşamış ve ailesini kaybetmiş bir kadının gözünden şöyle bir hikaye hayal edebiliriz:

"Ailem bir anda yok oldu. İki gün içinde hem annemi hem babamı kaybettim. Ve sonra radyasyon hastalıkları, acılar, korku... Kimse bana ‘iyi ki savaş bitti’ demedi. Çünkü benim için bir savaş bitmemişti, başka bir hayat başlamamıştı. O günlerde hayatta kalabilmek, ne kadar barışçıl kalabileceğimizden çok daha zor bir soru oluyordu."

Kadınların, toplumda ve bireydeki duygusal etkileri analiz etmeleri, bu olayların sadece sayıların ötesinde olduğunu ve insanların yaşamındaki kalıcı izler bıraktığını anlamamıza yardımcı olur. Hiroşima ve Nagazaki’nin yarattığı travmalar, sadece stratejik değil, insani anlamda da geniş bir etki yaratmıştır.

Toplumsal Düşünceler ve Geleceğe Dair Sorular

Her iki bakış açısı da son derece önemli: Erkeklerin çözüm odaklı, stratejik bakışları bir anlamda savaşın geleceğini şekillendirmiştir; kadınların empatik bakış açıları ise bu olayların insani etkilerini anlamamıza yardımcı olmuştur. Hiroşima ve Nagazaki felaketleri, insanlık tarihindeki en büyük travmalardan biri olmaya devam etmekte. Gelecekte bu tür olayların tekrarlanmaması adına daha hangi önlemler alınmalı?

- Nükleer silahların kontrol altına alınması konusunda toplumlar ne kadar ilerleyebilir?

- Hiroşima ve Nagazaki gibi felaketlerden alınan dersler, gelecekte nükleer savaşların önüne geçebilir mi?

- Toplumlar olarak barışa nasıl daha çok odaklanabiliriz?

Sonuç: Hiroşima ve Nagazaki'nin Geleceğe Etkisi

Hiroşima ve Nagazaki, sadece iki Japon şehri değil, tüm insanlık için bir ders. Bu olaylar, sadece tarihsel bir kayıt değil, aynı zamanda günümüz dünyasında nükleer tehditlerin varlığını sorgulamamız için bir hatırlatıcı. O günlerde kaybolan hayatları hatırlarken, gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için daha neler yapılabilir diye düşünmek, belki de hepimizin sorumluluğudur.

Peki, sizce nükleer silahların dünyadaki geleceği nasıl şekillenebilir? Hiroşima ve Nagazaki'yi hatırlayarak, nasıl daha güvenli bir dünya yaratabiliriz?
 
Üst